• Admin

Süper Bağışıklık, Vejeteryanlık ve Tanrısal Yükseliş arasındaki uyumlu ilişki

Güncelleme tarihi: 8 Şub



Yazının seslendirilmiş halini youtube kanalımda dinleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=CgBdrErDNyY&t=340s

Süper bağışıklık kitabından ne öğrendim?


Süper Bağışıklık kitabının yazarı doktr fuhrman kitabında hastalanmayı ve yaşlanmayı açıklıyor. Bu kitapta hasarı ortadan kaldıran, hayat kurtaran tüyolar ile karşılaşacaksınız. İlk olarak tıp mesleği uygulayıcılarına sunulan ve öğretilen bilgilerin temel amacının ilaç şirketlerinin karlarını yükseltmek olduğunu diyor Doktor Furhmar. Bir deney sonucunu paylaşıyor : 90.000 ‘den fazla tip 2 şeker ilacı alan hastada, ilacın yan etkisi olarak %25 oranında kalp yetmezliği artışı ile %40 oranında ölüm riski ve kanser oluşumu riski artışı görülmüştür.. İlaçlar, yaşam boyu yanlış beslenmeye tepki olarak gelişen hücresel hasarı düzeltemezler. Tek ilaç doğru beslenmektir. Diyor.

Son 20 yılda 10.000’den fazla öldürücü hastalığa yakalanmış hastayı ilaç ile değil mikro besin tedavisi ile tedavi eden dr joel fuhrman. -Görünüşe göre insan vücudu enfeksiyonlar ile savaşmak için programlanmış haldedir. Bir güç kalkanı vardır. Bu kalkanın yakıtı ise yeşilliklerdir-. Diyor.

Joel Fuhrman, Süper bağışıklık ‘ isimli kitabında süper bağışıklığın ve hastalarını nasıl iyileştirdiğinin 4 önemli adımını paylaşıyor. Fuhrman ‘a göre 4 adım şöyle. 1) fitobesinleri yani yeşiliklerin gücünü tanımak 2) besinleri ve enzimmleri öldürmeden pişirmek 3) fitobesinlerin etkin şekilde birleştirilmesi, bu sayede bağışıklık sistemini güçlendirmesi 4) beslenme piramidini yeniden gözden geçirmek

1)Fitobesinler nedir? Fitobesinler bitkisel besinlerdir. Ancak Joel Fuhrman fitobesinleri de normal ve kutsal olarak sınıflandırıyor. Kutsal sebze ile normal sebzeler arasındaki farkı yapılan bir deney sonucu elde edilen bilgiler ile anlatalım. Haftada 28 porsiyon sebze tüketimi ile hastalıkları %33 oranında azaltabilirsiniz. Ancak haftada 3 porsiyon kutsal sebze tüketerek %41 oranında azaltırsınız. Haftada bir kez kutsal sebze olan – lahananın - tüketimi, pankreas riskini %38 oranında azaltır. Lahana, brokoli, karnabahar içerdikleri kükürt sebebi ile kutsal sebzelerdir. Kükürt hastalıkları önler. Roka, şalgam, brüksel lahanası, yaban turpu, kale, hardal yeşillikleri, turplar, kırmızı lahana, su teresi kutsal sebzelerin kralıdır.

Mantar ise kraliçesi. Peki mantar neden Kraliçedir?

MANTAR ile ilgili bir deney bize mantar hakkında önemli bilgiler sunuyor. Bu deneyde her gün 10 gram taze mantar tüketen kişilerin meme kanserine yakalanma riski %64 oranında azalmış. Hatta her gün 10 gram mantar + yeşil çay tüketen kadınlarda risk %89 oranında azalmış. Bu durumda Mantar ve yeşil çayı düzenli olarak tüketebiliriz. Ben her gün sabah kahvaltısında 2 küçük mantar ile yeşil çay tüketiyorum. Mantarı güneşte beklettikten sonra tüketiyorum. Çünkü bu şekilde içindeki protein oranı artıyor. Ayrıca deneyin sonuçlarından biri de, kutsal besinleri + mantar ile tüketmenin yağ hücrelerinin oluşumunu engellediği yönünde.

Peki ama hangi mantar. Çok şaşıracaksınız. İstiridye ve ağaç kulağı mantarı, mantar çeşitleri arasında en az olumlu etkiye sahip olandır. En yüksek etki : beyaz düğme mantarı, hani şu pazarlarda satılan ‘ kültür mantarı ‘ diye bildiğimiz, en ekonomik olan mantardır. reişi ve maitake mantarı da olumlu etkisi yüksek ve pişirme ile olumlu etkisi kaybolmuyor.

Joel Fuhrmana göre sebze krallığının prensleri ise soğan ve sarımsak, soğan ve sarımsak’ın düzenli tüketimi ile kolon kanserinde %56,yumrutalık kanserinde %73, yemek borusu kanserinde %88 ve diğer tür kanserlerde ise %71 oranında azalma sağladığı gözlemlenmiş.

Peki soğan ve sarımsak’ı nasıl tüketmek gerekir. İşte burası çok önemli. Özellikle sarımsak ezilerek tüketilmelidir. Sarımsak’ın mikro düzeyde incelediğinizde, sarımsakın duvarları var, bu duvarlar ezildiğinde, içindeki enzim ortaya çıkıyor. Sarımsağı hap gibi, ezmeden ağzınıza atıp su ile için derler. Oysa, ezilmediği sürece hiçbir işe yaramıyor. Hatta ezilmeden tüketilirse karın ağrısı da yapabiliyor.

Sebzeleri çiğnerken sebzelerin hücre duvarları yıkılır. Ne kadar çok yıkılırsa o kadar çok enzim serbest kalır. Yutulduktan sonra bu enzimler sebzenin iyileştirici ve yapıcı gücü olur. Bundan sebep süper bağışıklıkta ‘ çok çiğnemek ‘ önemli.

grip olduğunuzda tavuk suyuna çorba, C vitamini yüklenmek, nemlendirilmiş hava almak, tuzlu gargara aslında pek de işe yaramaz diyor Doktor. Grip ilaçla veya ilaçsız 7 gün sürer derler. Doktor Fuhrman da bu bölümde bu sözü tekrarlıyor ve grip olmamak için süper bağışıklığı destekleyen besinler tüketilmesi gerektiğini, bu besinleri düzenli tüketen kişilerin grip olmayacağından detaylı bir şekilde bahsediyor. Ayrıca düzenli olarak ezilmiş sarımsak kullanmanın gribi önleyeceğini söylüyor.

Soğan’ın duvarları ezilmeli ve enzimler ortaya çıkmalı. Bu sebeple küçük küçük doğranarak salatalara çiğ olarak eklenmesi en iyisidir. Eğer koku yapıyor derseniz, suyunu sıkıp, yarım bardak soğan suyuna yarım bardak da su katarak tüketebilirsiniz. Bu da Mehmet Öz’ün önerisidir.

Tohum ailesi süper yiyecekler konusunda ailenin son üyesidir. Fuhrman tohum ailesine ‘prenses ‘ diyor. Çünkü nazik ve iyileştiricidirler. Yanınızda rahatlıkla taşıyabilirsiniz. Uygun şekilde saklandığında 200 yıl sonra bile filizlenen, sağlıklı, protein ve yağ açısından zengin, çiğ tüketime uygundur. Ayçiçeği çekirdekleri de tohumdur ve ülkemizde kolaylıkla bulunur. ceviz ve badem ‘e göre daha ekonomiktir. Ve onlar kadar da etkilidir çünkü kalorisinin %22’si proteindir. Mineraller açısından da çok zengindir. Kabak çekirdeği de omega 3 ve fitobesinler açısından zengin.. Omega 3 yaşlanma karşıtı süreçte önemli bir araçtır. Bu tohumlar yemek aralarında tükebileceğiniz veya çorbalarınıza katabileceğiniz güçlü besinlerdir.

Tohumlardan söz açılmışken, Keten tohumu nasıl tüketilir, bir bakalım. Bu önemli çünkü Keten tohumu içindeki bileşenler ve yağlar, telomer hücrelerinin kısalmasını engeller. Bu da yaşlanmayı geciktirir. Mehmet Öz’ün de kitabında da belirttiği gibi keten tohumu öğütülerek tüketilir. Öğütülmüş keten tohumunu bir bardak su ile içmenizi tavsiye eder. Mehmet Öz, salataların üzerine keten tohumu dökülüp yenmesini tavsiye etmez çünkü bu şekilde midede çimentoya dönüşür ‘ diyor. Bir bardak su ile tüketilmesi gerektiğini üstüne basa basa anlatmış. Elbette keten tohumu taze olmalıdır. Keten tohumunu günlük öğütünüz. Günde bir tatlı kaşığı tüketmek size iyi gelecektir.

2) besinleri ve enzimmleri öldürmeden pişirmek

Joel Furhman pişirme teknikleri de çok önemli diyor. Hani biz deriz ya, ‘ soğanı öldürmek ‘ işte o işlem sırasında besinler ve enzimler ölüyor. Bu sebeple canlı besin diyetine, yani çiğ tüketime önem veriyor. 206 dan fazla çalışma çiğ sebze tüketiminin, popüler hastalıkların azaltılması ile uyumlu ve güçlü bir ilişki içinde olduğunu göstermiş . Vitamin, mineral, fitobesinler ve enzimler açısından zengin beslenmek süper bağışıklığın anahtarı. Oysa enzimleri ve besinleri yüksek ateş öldürüyor. Yüksek ateşten uzak durmak gerekiyor. 37 derecenin altında pişirdiğiniz herşey canlı kalıyor. Ölmüyor.

Buharda haşlama için sorun yok zannederiz ama buharda dahi haşladığınızda enzimler ölür. Enzimler sağlıklı bir bağışıklık sistemi için elzemdir. Bu durumda neler önerilebilir. Sıcak bir çorba içmek istiyorsunuz. Çorbanızı hazırlayın. Kutsal süper yeşilliklerin suyunu çıkarın. Çorbanın içine dökün. Bu sayede sağlıklı sıcak bir çorba içmiş olursunuz. Brokoli veya lahana gibi kutsal bitkileri ise hafif çiğ bırakın. Diyor Doktor.

3) fitobesinlerin en etkili şekilde birleştirilmesi

Süper bağışıklık sistemi ile tat tomurcuklarınız da güçlü olur ve yediğiniz şeyleri sevmeye başlarsınız. Günümüzde gürmenin anlamı, en sağlıklı ve lezzetli yemekler yapan kişi demektir artık. Yağlı ama lezzetli değil, sağlıklı ve lezzetli yemek yapanlara gurme denir.

Diyetinde süper besinleri ve bu besinlerin en mükemmel bileşimini kullanmaktadır. Kitabın son bölümünde bol bol menü paylaşılmış ve yemek tarifleri verilmiştir. Bu tarfilerde bazı sebzelere ‘ kutsal sebze ‘ demektedir.

4) beslenme piramidini yeniden gözden geçirmek

Joel Fuhrman ilk önce reklamlar ve sistemin de yönlendirmesi ile nasıl yanlış tercihler yaptığımızı anlatıyor. Kırsal kesimde görülmeyen hastalıklar, kırsal kesimde endüstri ilerledikçe artmıştır. Yani kalorsi yüksek, besin değeriz az ve rafine edilmiş gıdalar tükettikçe insanlar hastalanıyor. Fuhrmana göre ‘ Sistem bağışıklık sistemimizi tüketiyor ‘

Taş devri diyeti diye bildiğimiz diyet atalarımızın beslenme sistemini örnek alır çünkü modern insan halen atalarının genlerini taşımaktadır. Süper bağışıklık sistemi ile taş devri diyeti çok benzerdir. Modern diyetlerden uzaktır. Modern diyetlerde işlenmiş ve rafine edilmiş yiyecekler ağırlıklıdır. Beyaz ekmek, cips, makarna, patates kızartması, halka çörekler, kurabiyeler, meşrubatlar, hazır salata sosları işlenmiş yiyeceklere birkaç örnektir. İşlenmiş gıdalar ve hayvansal gıdalar fito-kimyasal içermezler. Ne kadar çok fitobesinlerden az ürün tüketirsek o kadar düşük bir bağışıklık sistemimiz olur.

Peki, fito-besinler sağlığımızı nasıl korur? Hücre yapılarını bozan etkenleri yani serbest radikalleri etkisiz hale getirir. Peki serbest radikal nerede bulunur? hayvansal gıdada bolca bulunur. ^ Hayvsan gıda kanseri tetikler. Yumurta akı veya beyaz et dahi kanseri tetikleyicidir. Çünkü hayvsanl gıda serbest radikallere sebep olur. ^diyor Fuhrman. Serbest radikaller düşük bağışıklık sisteminin temelidir. Anti-oksidanlar, vitaminler, mineraller, fitobesinler ise serbest radikalleri uzaklaştırır.Serbest radikaller az olduğunda kanseri, çok fazla olduğunda da kanseri tetikler. İstenen düzeyde olması için dengeli bir beslenme gerekir. Dengeyi yeşiller sağlar.

14 yıl boyunca sürmüş olan bir deney sonucunu paylaşıyor. Bu deneyde 400 üzerinde denek 14 yıl boyunca izlenmiştir. Sonuç olarak, yüksek alfa-karoten seviyesine sahip olanların en düşük alfa-karoten seviyesine sahip kişilerden 39 oranında daha az ölüm riski olduğu saptanmış. Yüksek alfa-karoten bileşimine sahip olan sebzeler : lahana, kırmızı biber, havuç, pazı, yeşilbiber, kuşkonmaz, kıvırcık lahana, brokoli, bezelye, bal kabağıdır.

Katbın yazarı Doktor Fhrman beslenme piramidinde bir devrim öneriyor. %30-60 oranında çiğ besin , 10-40 oranında kabuklu yemişler, tohumlar, 10-40 oranında baklagiller, % 20 den daha az tam tahıllar , çok ender yumurta , sıvı yağ, yağsıt süt , çok ender kırmızı et, tatlı, peynir, öneriyor.

‘İyi ama protein ‘ dediğinizi duyar gibiyim. Dr fuhramn şöyle bir cevap veriyor.

Vücudun ihtiyacı olandan fazla protein almak erken yaşlandırır. Kullanmadığınız protein vücütta protein olarak saklanmaz, yağa dönüşür. Yağ ise organların asid ile kaplanmasını ve zaman ile asidin içinde kalarak deforme olmasına sebep olur.

Hayvansal gıda ile ilgili verdiği daha fazla bilgiyi, kitaptan takip edebilirsiniz. Veya kanalımdaki ‘ yaşlanmayan kadın anette larkins neden vejeteryan’ isimli videoyu izleyebilirsiniz.

Kitapta özetle YE-So-ma-ye-FA-TO modeli anlatılıyor, yeşillik soğan sarımsak mantar yemişler fasulyeler ve tohumları ye! anlamına geliyor. Ben kitaba kulak verdim ve modeli kullandım, bağışıklık düzeyimin arttığını fark ettim, daha iyi uyuyorum, daha iyi hissediyorum. Bu sebeple Süper bağışıklık kitabındaki bilgileri sizinle paylaşmak istedim.

Bundan sonraki videolarda bitkisel protein oranı yüksek, bu sayede kilo aldırmayan, hatta ideal kiloya kolayca ulaşmanızı sağlayan ve bağışıklık sistemini destekleyen ve tok tutan vejeteryan menüleri paylaşacağım.

Peki neden vejeteryan menüler paylaşıyorum. Aslında sizinle şöyle bir bilgi paylaşmam gerekiyor açıklayabilmek için. Daha önceki videoda Tanrısal yükseliş meditasyonlarından çok kısa bahsetmiştim. Bu meditasyonları kanalda ilerleyen zamanda paylaşacağım. Bu meditasyonlara hazırlık aşamasında, ilk adım vejeteryan olmak ve şiddetsizlik, ikinci adım zihni temizlemek, üçüncü adım omurga için doğu duruşları uygulamak dördüncü adım ise nefesi kontrol edebilmek. Bu 4 aşamadan sonra ileri meditasyonlara hazır hele geliyorsunuz. Yani yolumuz uzun, kanala üye olmayı unutmayın, bu uzun ama güzel yolculukta birlikte yürüyelim.

Selamlar ve sevgiler

2 görüntüleme0 yorum